İngilizce seviyeme göre hangi kitapları okumalıyım?

İngilizce seviyeme göre hangi kitapları okumalıyım?

İngilizce Seviyenize Göre Kitap Seçme ve Okuma Sanatı

Tozlu Raflardan Kurtulun: İngilizce Seviyenize Göre Kitap Seçme ve Okuma Sanatı

Merhaba sevgili yol arkadaşım,

Yine o meşhur soruyla karşı karşıyayız, değil mi? “İngilizce seviyeme göre hangi kitabı okumalıyım?” Bu soruyu o kadar çok duydum ki… Büyük bir hevesle alınan, ilk on sayfası belki okunan, sonra bir daha yüzüne bakılmayan, komodinin üzerinde ya da kitaplığın en tozlu köşesinde kaderine terk edilen o güzelim kitapları düşününce içim cız ediyor.

Belki sen de o kitabı aldın. Hatta bir arkadaşın, “Mutlaka oku, inanılmaz geliştirir!” dedi. İlk sayfayı açtın, bir elinde kitap, diğerinde telefonun sözlük uygulaması… Her kelimeye baka baka ilerlemeye çalıştın. Fark ettin ki bir paragrafı bitirmen yarım saatini almış ve ne okuduğuna dair en ufak bir fikrin yok. Sonra o kitap yavaşça kapandı ve bir daha açılmadı.

Bu sahne tanıdık mı? Eğer öyleyse, derin bir nefes al. Yalnız değilsin. Çeyrek asırlık öğretmenlik hayatımda bu senaryoyu yüzlerce, belki binlerce kez gördüm. Sorun sende değil, muhtemelen sadece pusulan yanlış ayarlanmış.

Bu yazıda sana “Al, bu kitabı oku,” demeyeceğim. Öyle bir kolaycılık yok. Ben sana o kitabı nasıl seçeceğini, nasıl okuyacağını ve en önemlisi okuduklarını nasıl gerçekten “senin” yapacağını anlatacağım. Kısacası, sana balık vermeyeceğim, birlikte o oltayı nasıl kullanacağımızı öğreneceğiz.

Hazırsan, İngilizce pusulanı yeniden ayarlayalım ve bu keyifli yolculuğa başlayalım.

Yaygın Hatalar ve “Neden Olmuyor?” Hissi

İngilizce öğrenme yolculuğu, bazen sisli bir denizde ilerlemeye benzer. Doğru araçların yoksa, aynı yerde daireler çizip durduğunu hissetmen normaldir. Kitap okuma konusunda da öğrencilerimin sürekli takıldığı birkaç yaygın hata var. Gel, önce bunlara bir bakalım.

Sisli bir denizde yönünü bulmaya çalışan bir gemi.

  • “Herkes Okuyor Diye Okuma” Hatası: “Hocam, Harry Potter okumaya başladım ama hiçbir şey anlamıyorum.” Sevgili öğrencim, anlamaman o kadar doğal ki! Eğer seviyen henüz başlangıçtaysa, devasa bir fantastik dünyanın binlerce özel ismi ve büyüsüyle dolu bir seriye başlamak, yüzme bilmeden okyanusa atlamaktan pek de farklı değil. Popüler olan, her zaman sana uygun olan demek değildir.

  • “Sözlükle Boğuşma” Tuzağı: Okumayı keyifli bir kaçış değil de bir kelime avı olarak görmek… Bilmediğin her bir kelime için akışı bozup sözlüğe bakmak, okumanın bütün büyüsünü yok eder. Beynin, hikayeyi takip etmek yerine kelime ezberleme gibi yorucu bir göreve odaklanır ve bir süre sonra “yeter artık” deyip pes eder.

  • “Seviye Etiketine Körü Körüne Güvenme”: Kitabın arkasında “B1” yazması, o kitabın senin için biçilmiş kaftan olduğu anlamına gelmeyebilir. Evet, dilbilgisi ve kelime yapısı olarak o seviyeye uygun olabilir ama ya konusu? Uzay maceralarını seven birine 18. yüzyıl İngiltere’sinde geçen bir aşk romanı verirsen, dünyanın en basit diliyle bile yazılmış olsa, o kitabı bitirmesi bir eziyete dönüşür. Unutma, ilgi, en büyük motivasyon kaynağıdır.

Bu hatalardan birini ya da birkaçını yaptıysan, lütfen kendini hırpalama. Bunlar, yolun en bilinen, en sık düşülen tuzakları. Şimdi doğru rotayı çizme zamanı.

Benim Pusulam: 4 Altın Kural

Yıllar içinde öğrencilerimin başarıya giden yollarını gözlemledim ve başarısızlıklarından dersler çıkardım. Tüm bu tecrübeyi süzdüğümde, ortaya neredeyse her zaman işe yarayan 4 temel kural çıktı.

  1. Kural 1: Pratik Her Zaman Teoriden Önce Gelir (Direksiyona Geç!)

    Kitaplar sana yol haritasını verir, ama arabayı kullanacak olan sensin. Direksiyona geçmeden şoför olunmaz. Okuduğun bir kelimeyi veya bir yapıyı bir şekilde kullanmadığın sürece o bilgi, beyninde iyi bir misafir olarak kalır ama asla evin sahibi olamaz. Bir gramer kuralını 100 kere okumak yerine, o kuralla ilgili 5 tane kendi cümleni kurman çok daha kalıcıdır. Okumak pasif bir eylem gibi görünse de onu aktif hale getirmek senin elinde.

  2. Kural 2: Düzenlilik (Her Gün Bir Adım)

    İngilizce, bir hafta sonu 10 saat abanılıp sonra bir ay yüzüne bakılmayacak bir maraton değildir. Daha çok, her gün 15 dakika atılan bir sağlık yürüyüşü gibidir. Beynimiz, düzenli ve tekrarlanan girdileri severek öğrenir. Her gün sadece 2 sayfa bile okusan, bu bir ayda 60 sayfa eder. Ama bir pazar günü hırslanıp 50 sayfa okuduktan sonra kitaba üç hafta dokunmazsan, o 50 sayfadan aklında neredeyse hiçbir şey kalmaz. Küçük adımların sürekliliği, dev adımların kesintiye uğramasından her zaman daha etkilidir.

  3. Kural 3: Aşamalı Gelişim (Spor Salonu Mantığı)

    Bu, belki de en kritik kural. Her gün aynı 5 kiloluk dambılı kaldırırsan kasların bir noktadan sonra gelişmez. İngilizce de tam olarak böyledir. Konfor alanının bir tık dışına çıkmadığın sürece yerinde sayarsın. Sürekli çok kolay kitaplar okursan yeni bir şey öğrenemezsin. Anlamakta çok zorlandığın bir kitabı okumaya kalkarsan da hevesin kırılır. Peki, o “tatlı zorluk” seviyesini nasıl bulacaksın? Çok basit bir testle: 5 Parmak Kuralı. Kitaptan rastgele bir sayfa aç ve oku. O sayfada anlamını hiç bilmediğin 5’ten fazla kelime varsa, o kitap için muhtemelen henüz erken. Eğer 1-4 arası bilmediğin kelime varsa, işte o kitap tam sana göre! Seni biraz zorlayacak ama boğmayacak, mükemmel bir antrenman.

  4. Kural 4: Kişiselleştirme (Kendi Yolunu Çiz)

    Hataların, en iyi öğretmenindir; ama sadece onlara kulak verirsen. Kendi takıldığın noktaları anlamadan doğru yolu bulamazsın. Başkasının “en iyi 10 kitap” listesi sana uymak zorunda değil. Senin ilgi alanların, senin hızın, senin öğrenme stilin farklı. Polisiye seviyorsan polisiye, bilimkurgu seviyorsan bilimkurgu oku. Sırf İngilizce öğrenmek için sıkıcı bir kitabı okumaya çalışmak, kendine yapabileceğin en büyük kötülüktür. Okurken anlamadığın yerleri not al. “Burada neden ‘have been’ kullanılmış ki?” diye merak et. İşte bu merak, seni geliştirecek olan asıl şeydir.

Peki, Şimdi Ne Yapacağız? Adım Adım Uygulama

Teori güzel, sohbet tatlı ama artık direksiyona geçme zamanı. İşte hemen bugün başlayabileceğin somut adımlar:

  1. Adım 1: Keşfet (Seviyeni ve Zevkini Bul)

    • Graded Readers (Seviyelendirilmiş Kitaplar): Bunlar, Oxford, Penguin, Cambridge gibi büyük yayınevlerinin A1’den C2’ye kadar her seviye için özel olarak sadeleştirerek yazdığı hikaye kitaplarıdır. Kendi seviyene uygun bir “Graded Reader” ile başlamak, en güvenli ve motive edici yoldur. İnternette “A2 Graded Readers” diye aratarak bile onlarca seçenek bulabilirsin.
    • Kendine Dürüstçe Sor: “Ben normalde ne okumaktan, ne izlemekten keyif alıyorum?” Tarih mi, kişisel gelişim mi, aşk romanları mı, teknoloji blogları mı? Cevabın ne ise, İngilizce’de de benzerini ara.
  2. Adım 2: İnşa Et (Doğru Kitabı Seç ve Oku)

    • 5 Parmak Kuralını Mutlaka Uygula: Bir kitaba başlamadan önce bu basit testi yap.
    • Çocuk Kitaplarından Çekinme: Eğer başlangıç seviyesindeysen, Roald Dahl gibi yazarların kitapları veya “Diary of a Wimpy Kid” (Saftirik Greg’in Günlüğü) gibi seriler harika bir başlangıçtır. Dili basit, bol tekrarlı ve eğlencelidir. Unutma, kimse seni yargılamıyor, amaç öğrenmek.
    • Aktif Oku: Elinde bir fosforlu kalem olsun. Yeni öğrendiğin veya hoşuna giden ifadelerin altını çiz. Her bölümden sonra bir an durup kendine bir iki cümleyle “Bu bölümde ne oldu?” diye özet geç. Bu basit hareket, okuduğunu anlama oranını müthiş artırır.
  3. Adım 3: Hayata Geçir (Okuduğunu Kullan)

    İşte en can alıcı nokta burası. Altını çizdiğin o güzel kelimeleri, öğrendiğin yeni yapıları ne yapacaksın? Onları kullanman lazım! Teori burada pratiğe dökülür. Okuduğun bir hikayeyi, öğrendiğin kelimeleri kullanarak birine anlatmaya çalışmak, bilginin kalıcı hale gelmesini sağlayan en güçlü yöntemlerden biridir.

    Okumak tohumu ekmektir, konuşmak ise o tohumun yeşerip meyve vermesidir. Biri olmadan diğeri hep biraz eksik kalır.

Kaptanın Son Sözü

Sevgili yol arkadaşım, İngilizce seviyene göre kitap seçmek, marketten rastgele bir ürün almak gibi değil. Bu, kendi maceranı, kendi zevkini ve kendi öğrenme hızını keşfedeceğin kişisel bir yolculuk.

Okumayı bir görev gibi görmekten vazgeçtiğin an, İngilizce’nin kapıları sana ardına kadar açılacak. O bir ders değil, yeni dünyalara açılan bir pencere. Keyif almaya odaklan, düzenli ol ve konfor alanını tatlı tatlı zorlamaktan korkma.

Unutma, bu senin yolculuğun ve pusula artık sende. Tek yapman gereken ilk adımı atmak.

İyi okumalar ve keyifli keşifler!

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Başlangıç (A1/A2) seviyesindeyim, ne okuyabilirim?

Cevap: Hiç düşünmeden “Graded Readers” (Seviyelendirilmiş Okuyucular) ile başla. Seviye 1 veya Seviye 2 kitaplar senin için idealdir. Bunun yanında resimli çocuk hikayeleri ve basit diyaloglar içeren çizgi romanlar da özgüven kazanmak için harika bir başlangıç olabilir.

Soru 2: Okurken her bilmediğim kelimeye sözlükten bakmalı mıyım?

Cevap: Kesinlikle hayır! Bu, okuma keyfini öldüren en büyük hatadır. Önce cümlenin genelinden kelimenin anlamını tahmin etmeye çalış. Eğer o kelime cümlenin anlamını tamamen kilitliyorsa veya aynı sayfada sürekli karşına çıkıyorsa, işte o zaman bakabilirsin. Kendine bir kural koy: bir sayfada en fazla 1-2 kelimeye bakmak gibi.

Soru 3: Sadece kitap okumak konuşma becerimi geliştirir mi?

Cevap: Dolaylı yoldan evet, ama tek başına yeterli değil. Okumak sana kelime dağarcığı, cümle yapıları ve ifade kalıpları verir. Yani konuşurken kullanacağın “malzemeyi” sağlar. Ama bu malzemeyi kullanarak “bina inşa etme” eylemi, yani konuşma pratiği olmadan akıcılık kazanman çok zor. Okuduklarını aktif olarak konuşma pratiğine dökmen şart.

Soru 4: Kitap okumak çok sıkıcı geliyor, ne yapmalıyım?

Cevap: O zaman büyük ihtimalle yanlış şeyi okuyorsun! İngilizce öğrenmek için illa edebi bir roman okumak zorunda değilsin. Sevdiğin bir grubun İngilizce fan bloglarını oku. İlgilendiğin bir konuyla ilgili İngilizce makaleleri, forumları takip et. Hayranı olduğun bir ünlünün İngilizce röportajlarını oku. Çizgi romanlar, yemek tarifleri, seyahat yazıları… Yeter ki ilgini çeksin. Sıkıcı olan İngilizce değil, büyük ihtimalle seçtiğin materyaldir.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir