Zoom veya Teams toplantılarında söz almak için hangi kalıpları kullanabilirim?

Zoom veya Teams toplantılarında söz almak için hangi kalıpları kullanabilirim?

Sanal Toplantıların Sessiz Kahramanı Olun: Zoom’da Söz Almanın Altın Kuralları

Sanal Toplantıların Sessiz Kahramanı Olun: Zoom’da Söz Almanın Altın Kuralları

Giriş: Samimi Bir Merhaba

Ah, o an… Nasıl da iyi bilirim. Zoom ekranında yanıp sönen onlarca yüz, fikirler havada uçuşuyor, herkes hararetle bir şeyler anlatıyor. Tam o sırada senin aklına harika bir fikir düşüyor. Söylemek için yanıp tutuşuyorsun ama iç sesin devreye giriyor: “Şimdi mi söylesem? Ya birini bölersem? Ya saçmalarsam?” Sen bu gelgitleri yaşarken konu değişiyor, o değerli an geçip gidiyor ve toplantı bitiveriyor. Geriye sadece kaçan bir fırsat ve o tanıdık “keşke”nin buruk tadı kalıyor.

Bu sahne size de tanıdık geliyorsa, emin olun yalnız değilsiniz. 25 yıllık öğretmenlik kariyerim boyunca, ne kadar parlak zihnin bu “sanal sahne korkusu” yüzünden sessizliğe gömüldüğünü gördüm. Ama size bir sır vereyim mi? Bu işin üstesinden gelmek, pek çoğumuzun sandığı gibi doğuştan gelen bir özgüven meselesi değil. Bu, tamamen öğrenilebilen, pratikle geliştirilebilen bir beceri. Tıpkı bir enstrüman çalmayı öğrenmek gibi.

Bu yüzden bu yazıda size internette bolca bulabileceğiniz, “söz almak için 10 sihirli cümle” gibi listeler vermeyeceğim. O listeler tek başına pek işe yaramaz. Ben size o kalıpların arkasındaki zihniyeti, onları ne zaman ve nasıl bir özgüvenle kullanmanız gerektiğini anlatacağım. O cesareti bulmanızı sağlayacak zihinsel antrenmanın sırlarını fısıldayacağım.

Hazırsanız, o İngilizce pusulasını yeniden ayarlayalım ve şu sessizlik duvarını birlikte yıkalım!

Yaygın Yanılgılar ve “Neden Olmuyor?” Sorunsalı

Peki, neden olmuyor? Yıllardır öğrencilerimde gözlemlediğim bir anahtar yanılgı var: Mükemmeli bekleme tuzağı. Sanki ağzımızdan Shakespearevari, dilbilgisi açısından kusursuz, edebi bir cümle dökülmedikçe konuşmaya hakkımız yokmuş gibi bir hisse kapılıyoruz.

Bu tuzağın en yaygın yansımaları şunlar oluyor:

  • “Kusursuz Cümle” Takıntısı:

    Bir fikriniz var ama onu ifade edecek “mükemmel” cümleyi zihninizde evirip çeviriyorsunuz. Her kelimeyi, her eki tartıyorsunuz. Siz o heykeltıraş titizliğiyle cümlenizi yontarken, sohbetin treni sizin durağınızı çoktan geçmiş oluyor.

  • Kalıplara Sığınma Yanılgısı:

    İnternetten bulduğunuz 10-15 hazır kalıbı ezberleyip toplantıya giriyorsunuz. Ne var ki, toplantının canlı dinamiği içinde hangi kalıbı nerede kullanacağınızı bir anlığına bile düşünürken fırsat kaçıyor. Çünkü bu kalıplar birer can simidi değil, çoğu zaman birer ağırlık haline geliyor. Ezber, anlama ve hissetmenin yerini tutmuyor.

  • “Ya Yanlış Anlaşılırsam?” Kaygısı:

    Belki de her şeyin temelinde bu yatıyor. Fikrinizin yanlış anlaşılma, küçümsenme ya da yersiz bulunma ihtimali. Bu korku o kadar baskın gelebiliyor ki, sizi adeta görünmez kılıyor. Sonuç mu? Harika fikirleriniz zihninizin duvarları arasında hapsoluyor.

Eğer bu senaryolar size de bir yerlerden tanıdık geliyorsa, şunu bilmenizi isterim: Sorun büyük ihtimalle sizde değil. Sorun, belki de çoğumuza İngilizce’nin öğretilme biçiminde, o katı ve kuralcı yaklaşımda yatıyor. O zaman gelin, bu eski alışkanlıkları bir kenara bırakıp gerçekten işe yarayan, sahada test edilmiş kurallara bakalım.

Benim Pusulam: Sahada Çalışan 4 Altın Kural

İşte size o “sihirli cümle” listelerinden çok daha değerli bir şey: 25 yıllık tecrübeyle süzülüp gelmiş, benim “pusulam” adını verdiğim 4 temel prensip. Bunları bir zihniyet olarak benimsediğinizde, inanın çok şey değişecek.

Kural 1: Mükemmeli Değil, Hazırlığı Hedefle

En büyük tuzak, toplantıya “mükemmel bir konuşma metni” hazırlayarak girmektir. Oysa amaç bu değil. Amaç, hazırlıklı olmaktır. İkisi arasında dağlar kadar fark var. Toplantı gündemine önceden bir göz atın. Konuşulacak konularla ilgili aklınıza gelen bir veya iki kilit noktayı not alın. Bu, ezberlenecek bir metin değil, sadece bir düşünce çapası olmalı. Unutmayın, amacınız bir sunum yapmak değil, bir sohbete katkıda bulunmak. Hazırlığınız size o sohbetin kapısını aralayacak anahtarı verir, mükemmellik beklentisi ise o kapıyı yüzünüze kilitler.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir